Küçük yaş grubunda oyun sıklıkla bir mola ya da ödül olarak görülür. Oysa bu yaşta oyun, öğrenmenin kendi biçimidir.
Nedeni dikkat süresidir. Beş altı yaşındaki bir çocuk soyut bir yönergeye uzun süre odaklanamaz; aynı bilgi bir oyunun içine yerleştirildiğinde ise süre belirgin biçimde uzar.
Birinci uygulama alanı ritimdir. Bir ritim kalıbının önce yürüyerek, sonra el çırparak, en son çalınarak öğrenilmesi bedensel bir bellek kurar.
İkincisi klavye tanımadır. Siyah tuş gruplarını bulma yarışı, klavyede yön bulmayı doğrudan hızlandırır.
Üçüncüsü nota okumadır. Kartlarla yapılan eşleştirme çalışmaları, aynı bilgiyi tekrar ettirirken tekrar hissi vermez.
Dördüncüsü dinlemedir. İki sesten hangisinin tiz olduğunu bulmak ya da bir ezgideki değişikliği fark etmek, kulak eğitiminin başlangıcıdır.
Bu çalışmaların ortak özelliği, çocuğun aktif olmasıdır; dinleyerek değil yaparak öğrenir. Yaş ilerledikçe oyun oranı azalır ve yerini yapılandırılmış çalışmaya bırakır; ancak bu geçiş kademeli olur. Derslerimizde küçük yaş grubu programı oyun temelli çalışmalar üzerine kurulur.