Çocuk kursiyerin ilk dersinde nota öğretmeye başlamak yaygın bir yaklaşımdır. Uygulamada bu, çoğu zaman erken bir adımdır.
Nedeni basittir: nota bir yazı sistemidir ve yazı, konuşulan bir dilin kaydıdır. Henüz sesle ilişki kurmamış bir çocuğa yazıdan başlamak, hiç duymadığı bir dilin alfabesini öğretmeye benzer.
Daha verimli sıra şudur: önce ses, sonra ses ile tuş arasındaki ilişki, en son yazı.
İlk derste yapılan işler bellidir. Klavyede yön bulma: tizin sağda, pesin solda olduğunu, siyah tuş gruplarının klavyeyi nasıl bölümlediğini keşfetmek.
Ardından oturuş ve el düzeni gelir; bu, ilk dakikadan itibaren kurulur çünkü sonradan düzeltmesi zordur.
Sonra kulakla çalınabilecek çok kısa bir ezgi gelir. Çocuk ilk derste bir şey çalabilmelidir; bu, motivasyonun en güçlü kaynağıdır.
Nota okuma birkaç ders sonra, çalınan ezginin yazıya dökülmesiyle başlar. Böylece yazı, tanıdık bir sesin karşılığı olarak öğrenilir.
Bu sıra izlendiğinde nota okuma da belirgin biçimde hızlanır. Derslerimizde ilk dersler ses ve klavye ilişkisi üzerine kurulur, nota okuma bunun üzerine eklenir.