Yirminci yüzyıl başındaki Fransız piyano yazısında pedal, notaları birbirine bağlayan bir araç olmaktan çıkar ve doğrudan bir renk unsuru haline gelir. Bu, önceki dönemlerin pedal anlayışından temel bir farktır ve icra kararlarını baştan değiştirir.
Birinci fark uzunluktur. Bu yazıda pedal, armoni değişse bile bilinçli olarak tutulabilir; oluşan bulanıklık bir kusur değil, aranan etkidir.
İkinci fark yarım pedaldır. Pedalın tamamen değil kısmen bırakılması, sesin bir bölümünü süzerek yeni armoniye yer açar. Bu, ayrıca çalışılan bir tekniktir.
Üçüncü fark sol pedaldır. Bu yazıda sol pedal yalnızca sesi kısmak için değil, tınıyı değiştirmek için kullanılır.
Dördüncü fark tuşedir. Aynı dinamikte bile parmağın tuşa iniş hızı tınıyı belirgin biçimde değiştirir; bu yazıda o fark duyulur.
Beşinci fark dinamik tabandır: bu repertuvarın büyük bölümü yumuşak dinamiklerde geçer ve orada ayrım yapabilmek gerekir. Pedal kararları bu nedenle nota üzerine ayrıntılı biçimde yazılır. Derslerimizde bu repertuvar, yarım pedal ve tuşe çalışmasıyla birlikte ele alınır.