Yirminci yüzyıldan bu yana yazılan yerli piyano eserlerinin belirgin bir bölümü, geleneksel malzemeyi çağdaş bir yazıyla birleştirir. Bu birleşim birkaç biçimde görülür. Birincisi ezgisel alıntıdır: bir halk ezgisi ya da makamsal bir seyir, çağdaş bir doku içinde kullanılır.
İkincisi ritmik alıntıdır. Aksak ölçüler, geleneksel bağlamından çıkarılıp soyut bir yapı içinde işlenir.
Üçüncüsü ses malzemesidir; makamların kendi ses dizileri, işlevsel armoni yerine renk üretmek için kullanılır.
Dördüncüsü doku taklididir. Piyanoda tel çalgıların ya da vurmalıların tınısını çağrıştıran yazı biçimleri geliştirilmiştir.
Kursiyer açısından bu repertuvar birkaç bakımdan değerlidir. Alışılmış tonal beklentiyi kırar, ritim duygusunu zorlar ve piyanonun ses olanaklarını genişletir.
Çalışma sırası şudur: önce ritmik yapı ayrı çözülür, sonra ses malzemesi taranır, en son doku birleştirilir. Bu eserler orta düzeyden itibaren programa alınabilir; ileri düzey beklemek gerekmez. Derslerimizde çağdaş yerli eserler, ritmik yapı ve ses malzemesi ayrı çözülerek çalışılır.