Piyanonun perdeleri sabittir ve eşit aralıklıdır. Türk müziğinde kullanılan bazı perdeler bu düzenin dışında kaldığı için piyano, makamsal topluluklarda sınırlı bir çalgıdır.
Bu sınır göz ardı edilmez ama tamamen engelleyici de değildir.
Birinci konum ritmik zemindir. Piyano, ezgiyi taşımak yerine ritmik ve armonik bir zemin kurabilir; bu rolde perde sorunu büyük ölçüde ortadan kalkar.
İkinci konum dem sesidir. Karar ve güçlü sesler üzerine kurulan seyrek bir doku, ezgi çalgılarının önünü kapatmadan bir taban sağlar.
Üçüncü konum makam seçimidir. Bazı makamlar eşit aralıklı düzene daha yakındır ve piyano bu makamlarda ezgiye de katılabilir.
Dördüncü konum düzenlemedir. Piyano için yazılan parti, sorunlu perdelerden kaçınacak biçimde düzenlenir; bu, bir sınırlama değil bir yazma kararıdır.
Beşinci konum denge ayarıdır: piyanonun ses gücü yüksektir ve topluluk içinde sürekli bir düzey denetimi gerektirir. Bu konumlar denendiğinde piyano, makamsal toplulukta işlevsel bir çalgı haline gelir. Derslerimizde piyanonun topluluk içindeki rolü, zemin ve dem yaklaşımlarıyla çalışılır.